TAPINAKLAR DA DEĞİŞTİ TANRI(LAR) DA - AŞKIMIZ İKİ GÖZLÜKLÜNÜN ÖPÜŞME ÇABASIYDI...GÖZLÜKLERİ ÇIKARMAK HİÇ AKLIMIZA GELMEDİ - Blogcu



AŞKIMIZ İKİ GÖZLÜKLÜNÜN ÖPÜŞME ÇABASIYDI...GÖZLÜKLERİ ÇIKARMAK HİÇ AKLIMIZA GELMEDİ

22/5/2007 - TAPINAKLAR DA DEĞİŞTİ TANRI(LAR) DA

Kategori: DUS YAZILARI

 

TAPINAKLAR DA DEĞİŞTİ TANRI(LAR) DA
“Sunaklara tükürdüler, tapınaklar da değişti, Tanrı(lar)da… para kadın
siyaset. Kimse koruyamaz artık sevabını.”
Ben bu zahmeti kendime verecek insan değildim. Kaç zamandır gözlerim
yanıyordu. Sabahın köründe ayaklandım. Bir şeyler ters gidecek havadan
belli…Hava buz, hava köpekleri bile dondurur.
Ağzım yüzüm buz kesmiş. Şimdi beni bu soğukta kim adam edecek…bütün ayarım
kaçmış.
Nerden anlattım göz muayenesine gideceğimi. Meğer bütün akrabaların gözünde
bir görmezlik varmış. Herkes kendi ağrısında…
Köpekler gibi pişmanım, bir sefer çıktım yola. Ciğerlerim neredeyse aforoz
edecek beni. Yüzümde hıyar gibi bir ifade… böyle zamanlarda hiç sevmiyorum
kendimi. Bütün ihtimaller ve hava sıfırı gösteriyor.
Hastaneye vardık, o soğukta önümüzde on kişi var. Şu sıra kuyruğu
yokmu…ihtiyarları deviriyor. Beni ne yapacak Allah bilir.
(Sağlık karnesini sıraya bırakıyorlar. İlk gelen en alta bırakıyor sonra
gelen bir üstüne, öyle öyle sıra uzayıp gidiyor. Hemşire geldiğinde bütün
karneleri avuçlayıp ters çeviriyor. En alttaki ilk sıraya geçiyor. Öyle
saçma sapan bir sistem… kağıt, evrak cennetinde elimizde evraklar…yavşamadan
iş yürümüyor.)
...............................
İhtiyarın biri karnelerin yeriyle oynuyor. Ortalık karışıyor, herkes
sırasını korumaya çalışıyor. Yetişiyorum –ki ben bu kadar tahammül sahibi
bir insan olduğumu yeni anlıyorum. Herkes birbirini hizaya sokmaya
çalışıyor.Arıyorum karneler yok, benim karnemle birlikte diğer dört karne de
yok… (akrabalar rahat, her şeyle ben uğraşıyorum.) bir türlü kurtaramıyorum
karneleri, ah! O kadınlar nasıl çirkefleşiyorlar menfaatleri yerine
gelmeyince…ve çirkef kocaları oluyor o kadınların. Aynı anda iki ucu boklu
değnek…
Sunaklara tükürmüşler, tapınaklar da değişmiş Tanrı(lar) da…para, kadın,
siyaset.
( Bir saat önce o kadınların kocalarıyla, her yanı basık bir bekleme
salonunda aynı burundan nefes almışım. Biliyorum nasıl
çirkefleşebileceklerini. Biri Süleyman Demirel’den bahsediyor, biri MHP’nin
siyasi yükselişinden, biri yeni siyasi akımdan…bu boktan muhabbetin
kenarında kalmak için binlerce akrobasi yapıyorum…ama biliyorum bu bok
kokusu bana da bulaşacak... Arada bir adamlardan biri bana dönüp iğrenç bir
şiveyle, “öyle değil mi yiğenim” diyor.)
Allah’ım aklımı koru.
Şimdi dışarıda nasılda çirkefler. Bin kavga buluyorum karneleri. Ama sıraya
sokamıyorum. Öfkem tavanda…hay ben sizin gibi insanların.
Alıyorum karnelerin hepsini. Bağırıyorum sağa sola...deliler gibi.
Kadın-erkek hepsinin façasını bozuyorum. Ama nafile! adamın biri kurbanlık
boğa gibi davranıyor bana. Kocaman pençelerini göğsüme bastırıp diğer tarafa
itiyor beni. Tutuyorum adamın elinden, adam babam yaşında:
Bütün halk galeyana geliyor, hepsi birden üstüme yürüyor. O kadar
kalabalıklar ki şaşırıyorum. Birden tüyleri yolunacak kaz gibi hissediyorum
kendimi.
Bir daha bağırıyorum, bu sefer çok daha şiddetli bağırıyorum. Hepsini
püskürtüyorum. Yine de sıramı koruyamıyorum çok daha gerilerden alabiliyorum
sırayı… hiçbirinin gözü rahatsız değil, hepsinin gözü açık.
İşlerin ters gideceği havadan belliydi...Üstüm başım bok kokusu…biliyordum
üstüme bulaşacağını. Sefil sefil çekiliyorum kenara.Allah’ım ben ne
yapıyorum diyorum içimden.
Sıra bana geliyor kırkdört numara.Allahım! sen aklımı koru... Şimdi ben bu
kalabalığı bozmaz mıyım.
.............................
Hemşire alıyor sağlık(!) karnemi…sigortaya kayıtlı değil diyor. Şimdi ben bu
kadar eziyeti boşuna mı çektim. Gamlı eşşekler gibi anırmak istiyorum.
Neredeyse meydan savaşı verdim. Yanıma aptallığı kar kalıyor. Hay ben böyle
sistemin.
Ama gözlerim hala yanıyor…ağlasam mı anıra anıra eşşekliğime.

                                                                             HAKİM ÖZGEN

 

bizleri yazılarıyla yalnız bırakmayan HAKİM kardeşime sevgilerimi gönderiyorum...

Yorum yaz!

2007-10-11 19:38:44 - teşekkür

Yazan: hakim
Teşekkür ederim tahir kardeş
Bağlantı

2007-05-26 10:24:00 - herkesin bir bakış açısı vardır!

Yazan: tahir
geçmiş olsun hakim kardeş....!

(duyarlı vatandaş)
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sevgi.. Sevmek... Birini, bir şeyi, bir yeri sevmek... Vatanı sevmek mesela. Bunu da çok anladığın söylenemez değil mi? Yani eğer bu, İstanbul dışında İstanbul'suz yapamamaksa, Boğazda bir balık-rakı akşamının hasretiyle kederden gebermekse mesela İsveçte, söyleyecek bir şey yok... galiba, tam olarak böyle değil istedikleri. Evet evet onlar İSTİYORLAR... Senin sevgini tartıyorlar. Vatanı onlar gibi ve onların istediği kadar sevmen gerekiyor. Aslında görülmez bir yazı Var sınır kapılarında yurdun

Kategoriler

Arkadaşlarım

unutkan
asu
kerime28
sabaruzgari
sudeasya
ozlem uzman
alike
yusuf talha
mehpareogt
delaledilemin
yagmurtuana
Blogcu Yardım
okumaca
benmasumum
nursalkimi
mavikoridor
yagmur056
sercen
guldefne
hephuzun
hayalleringemisi
mikerinos
paranteziciguncesi
elifsule
tavsantepeligenclik
zewsemal
sahra88sahra
gizledigimzindanmasallari
cananyoldas
melegimmavi
egeseda
incilenhayal
destinazilan
vuslat vuslat
emeklilikhaber
hakimozgen
seda79