BAŞLIKSIZ BİR SONBAHAR YALNIZLIĞI - AŞKIMIZ İKİ GÖZLÜKLÜNÜN ÖPÜŞME ÇABASIYDI...GÖZLÜKLERİ ÇIKARMAK HİÇ AKLIMIZA GELMEDİ - Blogcu



AŞKIMIZ İKİ GÖZLÜKLÜNÜN ÖPÜŞME ÇABASIYDI...GÖZLÜKLERİ ÇIKARMAK HİÇ AKLIMIZA GELMEDİ

23/12/2008 - BAŞLIKSIZ BİR SONBAHAR YALNIZLIĞI

Kategori: YAZILARIM


Gelincikler…

Sarı ekin tarlalarında, tek tük papatyalar eşliğinde, dikkatle bakıldığında sapları tüylü gelincikler…

Gecenin bir yarısı farid farjad eşliğinde; belki başka zaman çarpsa gözüme sıradan gelen ama kemandan mı bilmem, beni geçmişime götüren bir fotoğrafa bakıyorum şu an…

Ekranı kızıla boyayan, sapları yeşil ve yapraklarının dip kısımları siyah gelincikler…

Onların henüz tomurcuk halini bilirim...

Çoğunuzdan iyi bilirim onları…

Açmazlar ne pembe, ne de beyaz iken…

Ama gördüm beyaz hallerini, pembe hallerini…

 

Bir şeyler yazmak için mucize gerekir bazen…

Aylar, hatta yıllarca sustuktan sonra belki mucizeydi bana keman ve gelincik

Yazmak için…

 

Seni yazmalı bu gece…

Son gördüğümde kaldırım değiştirmiştin beni karşında farkettiğinde…

Hiç görmemişsin, tanımıyormuşsun gibi

Bir yabancı gibi…

Oysa yabancılar bile akıp gidiyordu yanımdan sen kaldırım değiştirdiğinde, bir yabancı bile olamadın belki…

Şaşıyorum, benimle aynı kaldırımı bile paylaşmaktan aciz bir insana yazıyor olmama…

O gün tam olarak ne hissettiğimi hatırlamıyorum, hatırlayamıyorum.

 Gözlerin o kadar sade ve net ki aklımda…

Ağustostu…

Sıcaktı…

Unutamam elbet

Otobüsteydik…

Bana kağıt ve kalem vermiştin. “yaz beni” demiştin… ne yazayım dediğimi hatırlıyorum, ne yazdığımı da… belki çok daha fazlasını  yazmamı dilerdin fakat sana “seni seviyorum” dan başka hiçbir şey yazamamıştım…

 

Az geldi sana sevilmeler…

Az geldi bana yaşadıklarımız… 

 

Bu yazdığımın sana hiçbir zaman yetmediğini biliyorum…

Otobüsten indiğimizde sahile doğru yürümüştük. O kadar hızlı yürüyorduk ki…

Günü erkenden bitirme çabasıydı sanki adımlarımızı sık tutmamızı tembihleyen…

Son günümüz olduğunu biliyor muydun bilmem ama ben hiç bitmeyecek sanmıştım o yoksul sarhoşluğu…

Telaşlı sahil turumuz bittiğinde, yani eve dönmemiz gerektiğinde, yani bitmek üzereyken her şey, elin hala avucumdaydı…

Arabaya binmiştik eve gitmek üzere elin hala avucumda…

Ateş damlası ellerin avucumda…

Unutmam işte...  

“ çabuk üşürüm” dedin, üşümekten söz ettik..

Sıcaktı…

Üşümekten söze ettik

Yeni başlamıştık ve ayrılıktan söz ettik…

Ayrıldık…

Bir daha hiç sesini duymadım, resmini görmedim, haber alamadım…

Şimdi otobüsteyim, bana kağıt kalem uzatıyor “yaz beni” diyorsun

Şimdi yalnızlığımla sırnaş, yıllar önce yapmamı isteğin şeyi yapıyorum…

Seni yazıyorum…

Fark ettin mi?

“Seni seviyorum”larım tükenmiş!

                                                                         MUHAMMED EKİNCİ

Yorum yaz!

2009-03-14 23:16:00 - farkedilmeden..

Yazan: unutkan
"Oysa yabancılar bile akıp gidiyordu yanımdan sen kaldırım değiştirdiğinde, bir yabancı bile olamadın belki…"

güzel metinler. güzel metinlerin etkileyici sonları olur. tıpkı birinin yüzüne veya yüreğine yumruk atılması gibi.

" Fark ettin mi?

“Seni seviyorum”larım tükenmiş!"

tam anlamıyla, "olmuş".
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sevgi.. Sevmek... Birini, bir şeyi, bir yeri sevmek... Vatanı sevmek mesela. Bunu da çok anladığın söylenemez değil mi? Yani eğer bu, İstanbul dışında İstanbul'suz yapamamaksa, Boğazda bir balık-rakı akşamının hasretiyle kederden gebermekse mesela İsveçte, söyleyecek bir şey yok... galiba, tam olarak böyle değil istedikleri. Evet evet onlar İSTİYORLAR... Senin sevgini tartıyorlar. Vatanı onlar gibi ve onların istediği kadar sevmen gerekiyor. Aslında görülmez bir yazı Var sınır kapılarında yurdun

Kategoriler

Arkadaşlarım

asu
kerime28
sabaruzgari
sudeasya
siargunlugu
yagmurtuana
okumaca
benmasumum
nursalkimi
mavikoridor
yagmur056
sercen
guldefne
hephuzun
hayalleringemisi
paranteziciguncesi
elifsule
tavsantepeligenclik
zewsemal
sahra88sahra
cananyoldas
egeseda
incilenhayal
destinazilan
yolcuhmevlayagider